2021 yılında dijital sanatçı Beeple tarafından üretilen "Everydays: The First 5000 Days" adlı eser, Christie's müzayede evinde yaklaşık 69 milyon Amerikan dolarına satılmıştır. Bu eser, sanatçının 13 yıl boyunca her gün ürettiği görsellerin bir kolajından oluşmaktadır. Bu satış, dijital eserlerin geleneksel sanat piyasasında da yüksek ekonomik değer taşıyabileceğini göstermesi açısından dikkat çekicidir.
Dijital Kütüphane
Geçmiş yıllarda akademi öğrencilerimiz tarafından hazırlanmış, titiz araştırmalar sonucu ortaya çıkan akademik makaleler ve önergeler.
2026 Akademik Çıktıları 33 Makale
Sanat Komitesi
Dijital Sanatın Eser Kavramı Üzerindeki Dönüştürücü Etkisi
Sanat Üretiminde Bireysel Deneyimlerin Eser İçeriğine Etkisi
Sanat tarihinde ve teorisinde tartışılan önemli konulardan biri, sanat eserlerinin üretim sürecinde sanatçının bireysel deneyimlerinin hangi ölçüde belirleyici bir faktör olduğudur. Söz konusu bu deneyimler, sanatçının yaşamı boyunca edindiği duygusal, psikolojik, toplumsal ve kültürel birikimler olarak tanımlanabilmektedir ve üretilen sanatın içeriği, temaları ve sembolik dili gibi unsurları şekillendiren temel unsurlar arasında yer almaktadır. Bu bağlamda yapılan çalışmalar, spesifik olarak sanatçının çocukluk dönemi süresince edindiği deneyimlerin yaratıcı sürece olan etkilerini ortaya koyar ve bu deneyimlerin eserlerde anlatım biçimi, kompozisyon ve estetik açısından yapılan tercihlerle ilişkili olduğunu gösterir.
1990'lardan 2020 Sonrasına Türkiye'de Popüler Müziğin Dönüşümü: Estetik Yapı ve Üretim Biçimlerinin Karşılaştırmalı Analizi
1990'lı yıllarda popüler bir şarkının radyolarda aylarca çalınması olağan bir durumken, günümüzde bir şarkının gündemde kalma süresi çoğu zaman birkaç hafta ile sınırlı kalmaktadır. Türkiye'de 1990'lı yıllarda müzik sektörü, özellikle 1993 yılında özel televizyon kanallarının yayın hayatına başlamasıyla birlikte önemli bir yapısal dönüşüm sürecine girmiştir. Bu dönemde yaşanan teknolojik gelişmeler, müzik üretim ve dağıtım biçimlerine doğrudan yansımıştır.1990'lı yıllar, albüm merkezli üretim anlayışının benimsendiği; dinleyicinin yeni sanatçılarla tanıştığı ve sanatçıların özgün bir estetik kimlik oluşturma arayışında olduğu bir dönem olarak değerlendirilebilir.
Hurda Ressam: Görsel Sanatlarda Yapay Zekâ
Sanat felsefesi tarihinin, üzerinde en mutabık olunamayan sorgulamalarından olduğu iddia edilebilecek "Sanat Nedir?" sorusu; sanatın ontolojik temelleri hakkında pek çok başka sorgulamayı da beraberinde getirmektedir. Tanımın muğlaklığından bağımsız olarak, sanatın üretimi, içinde bulunduğumuz yüzyıla dek yalnızca 'insan' tarafından gerçekleştirilmesi mümkün varsayılan bir eylemdi. Ancak son yıllarımızda bilimi, teknolojiyi, etiği ve insanlığın pek çok başka düşünme ve araştırma arenasını regüle etmeye başlayan yapay zekâ devriminin resim ve görsel sanat üretimini etkilememesi kaçınılmazdı. 2025-2026 yıllarını kapsayan tahmini bir istatistiğe göre, günümüzde kullanıcılar yapay zekâya her 24 saatte 34 milyon görsel içerik ürettirmektedir.
2024–2025 Hit Şarkıları Üzerinden Gençlerin Müzik Aracılığıyla Kimlik İnşası
Bu çalışma, 2024–2025 döneminde popüler olan şarkılar üzerinden gençlerin kimliklerini nasıl inşa ettiklerini incelemektedir. Amaç yalnızca müzik tercihlerini betimlemek değil; bu tercihlerin bireyin duygu dünyasını, öz algısını ve sosyal konumlanışını nasıl şekillendirdiğini analiz etmektir. Bu bağlamda müzik, edilgen bir tüketim nesnesi değil; bireyin kendini kurduğu, düzenlediği ve yeniden tanımladığı aktif bir pratik olarak ele alınmaktadır.
TikTok'ta Viral Olan Hızlandırılmış Sanat Videoları; 14-18 Yaş Arası Gençlerin Sanata Verdikleri Değeri Nasıl Etkiler?
Dijital teknolojilerin ve sosyal medya platformlarının yaygınlaşması, bireylerin bilgiye ulaşma ve kültürel içerikleri tüketme yöntemlerinde önemli değişimlere yol açmıştır. Özellikle kısa video formatına dayanan içeriklerin popülerleşmesi, gençlerin ve ergen yaş aralığındaki çocukların günlük medya kullanım alışkanlıklarını büyük oranda etkilemiştir. Günümüzde gençler, sanat, eğlence ve bilgi içeriklerine çoğunlukla sosyal medya aracılığıyla ulaşmakta ve bu içerikleri hızlı bir şekilde tüketmektedir.
Okul Öncesi Dönemdeki Çocuklarda Müzik, Yabancı Dil Öğrenimini Destekler Mi?
Günümüzün küreselleşmiş dünyasında yeni bir dil öğrenmek giderek daha önemli hale geldi. Ayrıca yeni bir dil öğrenmenin faydaları çoktur; bunlar arasında gelişmiş iletişim becerileri, bilişsel işlev, gelişmiş problem çözme becerileri ve genişletilmiş kültürel anlayış yer alır. Dil öğrenimine yardımcı olacak birçok araç mevcuttur fakat müzik, sıklıkla göz ardı edilen ancak etkili bir araçtır.
Bilim ve Teknoloji
How Does the Usage of Generative AI Influence the Neural Process in Attention, Memory and Decision Making in Students?
In the developing world, Artificial Intelligence (AI) is developing rapidly. With the development and its higher usage in daily life, AI is also being used in educational purposes as well. With the introduction of AI in our daily lives, students also started using AI tools, especially generative AI in their schoolwork and learning environments.
Sosyal Medya Platformlarında 13-18 Yaş Arası Kullanıcı Etkileşimlerinin Yapay Zekâ ile Ölçümü ve Analizi, İçeriklerin Öne Çıkarılmasını Ne Ölçüde Etkiler?
Sosyal medya platformlarında içeriklerin kullanıcı karşısına çıkma biçimi, etkileşim verilerine dayalı algoritma sistemleri tarafından belirlenmektedir. Beğeni, yorum, ekran süresi ve paylaşım gibi kullanıcı davranışları, yapay zekâ tarafından analiz edilerek hangi içeriklerin akışta daha görünür olacağı düzenlenmektedir. Bu mekanizma, özellikle 13–18 yaş arası genç kullanıcılar açısından, karşılaşılan içerik çeşitliliğini doğrudan etkileyen bir yapı oluşturmaktadır.
Yapay Zekâ Teknolojileri, Gençlerin Benzersizlik Algısını Hangi Yapay Zekâ Türleri ve Hangi Etki Mekanizmaları Aracılığıyla Dönüştürmektedir?
Son yıllarda yapay zekâ teknolojilerinin hızlı gelişimi, özellikle gençlerin dijital ortamda bilgi üretme, öğrenme ve kendilerini ifade etme biçimlerini önemli ölçüde değiştirmiştir. Özellikle üretken yapay zekâ (Generative Artificial Intelligence – GAI) olarak adlandırılan sistemler; sohbet robotları, metin üretim araçları ve görsel oluşturma sistemleri aracılığıyla kullanıcıların kısa sürede içerik üretmesine imkân sağlamaktadır. Bu teknolojiler öğrenciler tarafından araştırma yapma, metin yazma ve fikir geliştirme gibi birçok alanda kullanılmaktadır.
Yapay Zekâ Araçlarının 15–18 Yaş Arası Öğrencilerin Eleştirel Düşünme ve Akademik Dürüstlük Algısı Üzerindeki Etkileri Nelerdir?
Son yıllarda yapay zekâ araçlarının eğitim alanında yaygınlaşması, öğrenme süreçleri ve akademik etik üzerine önemli tartışmalar ortaya çıkarmıştır. Metin üretimi, bilgi özetleme ve problem çözme gibi alanlarda kullanılan yapay zekâ sistemleri, öğrencilerin bilgiye erişim biçimini ve öğrenme alışkanlıklarını dönüştürmektedir. Araştırmalar, bu teknolojilerin öğrenmeyi destekleyebileceğini, ancak aynı zamanda öğrencilerin düşünme süreçleri ve akademik üretim biçimleri üzerinde yeni riskler de oluşturabileceğini göstermektedir.
Yönetim Bilimleri
Dünya Siyasetinde Veto Engeli ve İnsan Vicdanı: Devletlerin Kimlik Arayışı ve Bizim Kimliğimize Etkileri
Uluslararası örgütler, küresel krizlerin yarattığı kaos ortamında sadece sorun yönetimi değil, aynı zamanda aktörlerin dünya sistemindeki "kişilik inşası" süreçlerinde merkezi bir rol üstlenmektedir; bu örgütlerin statükocu veya değişim yanlısı tutumları doğrultusunda devletlerin ve toplumların kimlik arayışları doğrudan etkilenmektedir. Bu bağlamda veto yetkisi, klasik diplomatik dengeleri korumaktan ziyade, devletlerin uluslararası arenada sergilediği karakterin meşruiyetini ve bu karakterin küresel trendlerle uyumunu belirleyen temel bir unsur olarak değerlendirilmektedir. Ancak kriz dönemlerinde ortaya çıkan etik ve insani kırılmalar, veto yetkisini sadece teknik bir engel olmaktan çıkarıp, yerleşik "güç odaklı" kişilikleri tartışmaya açarak uluslararası örgütlerin yeni bir "etik kimlik" üretme sürecine girmesine neden olmaktadır.
Son 15 Yılda Dijital Medya, Dezenformasyon ve Politik Endoktrinasyon Faaliyetlerinden Nasıl Etkilendi?
Son 15 yılda dijital mecralar, haber tüketiminde geleneksel haberleşme araçlarını geride bırakarak 2025 yılı itibariyle nüfusun %67'lik kesimini aşmış ve kamuoyunun iletişimde ana tercihi hâline gelmiştir. Medyanın bu kadar yaygın bir unsur haline gelmesi iletişimde kolaylaşmayı sağlarken, medya araçlarının kitleleri yönlendirme etkileri dikkate alınarak politik, sosyal ve kültürel anlamda araçsallaştırılmasına da zemin hazırlamıştır. Manipülatif söylemler ve fikir kutuplaşması, bireyleri düşünmeden uzak ve basit argümanlara maruz bırakarak tekdüze bir düşünce yapısı oluşturmuştur.
Yeni Dünya Düzeninde Değişen Değerler Gençlerin Harcama Trendlerinde ve Kişilik Oluşumlarında Ne Tür Değişimlere Sebep Olmuştur?
Günümüzde hız kazanan yeni dünya düzeni'nin dayattığı küresel akımlar, yeni moda ve trend algısı 15-24 yaş arası gençlerin büyük bir çoğunluğunun harcama davranışlarını radikal bir şekilde etkilemekte ve şekillendirmektedir. Yeni nesil önceki nesillere kıyasla toplumsal ve hatta kitlesel değişimlere teknolojik imkanlardan ötürü daha hızlı ve daha fazla maruz kalmaktadır. Özellikle iletişim, haberleşme ve bilginin hızlı bir şekilde tüm dünyayla paylaşılabilmesi, kültürler arası etkileşimi ciddi oranlarda artırmıştır (Sevinç, 2006, s. 219).
Sosyal Medya İçeriklerinde Sunulan Liderlik Temsilleri 15-25 Yaş Arası Gençlerin Liderlik Algısını ve Beklentilerini Nasıl Etkilemektedir?
Dijital ortamlar, yeni nesil bireylerin kültürel ve sosyal olarak deneyimlerini şekillendirerek liderlik algısını yeniden biçimlendirmektedir. Sosyal medya, genç bireylerin liderlik değerlerini kavrayışında yol gösteren dijital bir ortamdır. Yeni nesil, zamanlarının birçoğunu sosyal platformlarda geçirmelerinden dolayı onlara sunulan içeriklerden rol model çıkarıp onları örnek alır.
Geleneksel Yönetimin 'Kara Kaplı Defterleri' Dijital Çağın Hızına Yetişebilir Mi: Hiyerarşik Yapılardan Veri Odaklı Çevik (Agile) Modellere Dönüşüm Mümkün Müdür?
Bu çalışmada, Max Weber tarafından temellendirilen bürokratik ve hiyerarşik yönetim modelinin, dijital çağın gerektirdiği hız, esneklik ve veri odaklı karar alma süreçlerine ne ölçüde uyum sağlayabildiği incelenmektedir. Geleneksel "kara kaplı defter" anlayışı olarak nitelendirilebilecek kural ve prosedür temelli yönetim yapıları ile, Agile Manifesto (2001) ile kuramsallaşan çevik organizasyon anlayışı karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Çalışmada, veri odaklı ve ekip temelli yapısıyla Spotify çevik yönetim modelini temsil ederken; prosedür, evrak ve merkezi karar mekanizmalarıyla konsolosluklar Weberyen bürokratik yapının güncel bir yansıması olarak değerlendirilmiştir.
Kriz Yönetimi, Liderlik ve Ontolojik Güvenlik Çerçevesinde Düzensizlikten Düzenliye Geçiş Vaka Analizi: 15 Temmuz - 2017 Katar Diplomatik Krizi
Bu çalışma, kaotik kriz ortamlarında devlet ve toplum yapılarında meydana gelen sarsıntıları ve belirsizlikleri Sistem Teorisi ve Termodinamiğin 2. Yasası perspektifinden ele alarak, dönüşümcü liderliğin bu süreçteki rolünü incelemektedir. Krizler, sistemin rutin işleyişini bozarak yıkıcı bir düzensizlik ortamı yaratırken, toplumda derin bir ontolojik güvenlik sorunu ve kimlik arayışına sebebiyet vermektedir.
Sosyal Bilimler
Sosyal Medya Trendleri: Bireysel Özgürlük mü Yoksa Kamu Baskısı mı?
Günümüzde sosyal medya, özellikle gençlerin günlük yaşamının ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir. Platformlar, yalnızca arkadaşlarla iletişim kurmayı değil, aynı zamanda kendini ifade etme ve sosyal kimlik oluşturma imkânı sağlamaktadır. Instagram, TikTok ve X gibi popüler platformlar, gençlerin fotoğraf ve video paylaşmasına, düşüncelerini ifade etmesine ve ilgi alanlarını sergilemesine olanak tanımaktadır (Fuchs 22).
Dijital Çağda Öz Benlik ve Kimlik İnşası: Bireysel Varoluşun Teknolojik ve Sosyolojik Dönüşümü
İnsanlık tarihinin entelektüel serüveni boyunca yanıtı en çok merak edilen ve üzerine en çok kuramsal tartışma yürütülen temel soru, bireyin kendi varlığına dair sorduğu "Ben kimim?" sorusudur. Antik Yunan'dan modern döneme kadar bu soru; bireyin iç dünyası, toplumsal konumu ve etik değerleri ekseninde şekillenmiştir. Geleneksel toplum yapılarında kimlik inşası; ailevi bağlar, yerel aidiyetler ve mesleki süreklilik gibi somut ve nispeten sabit parametrelerle belirlenmekteydi.
Algoritmaların Etkisinde Gençlerin Gelecek Kaygısı
Dijitalleşmenin hızlanmasıyla birlikte sosyal medya platformları, genç nüfusun gündelik hayatının ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Instagram, Tik Tok, YouTube ve X gibi platformlar, kullanıcı deneyimini kişiselleştirmek amacıyla gelişmiş algoritmalar kullanmaktadır. Bu algoritmalar, etkileşim oranlarını artırmak için kullanıcıların ilgi alanlarını, beğenilerini ve geçmiş davranışlarını analiz ederek belirli türde içerikleri ön plana çıkarmaktadır.
Bilişsel Kapitalizm ve Öznelliğin Dönüşümü: Bipolar Çağdan Borderline Çağına Geçiş
Bu makale, kapitalist üretim biçimlerinin tarihsel dönüşümünün, insan psişesi ve öznellik inşası üzerindeki etkilerini psikiyatrik tanılar üzerinden incelemektedir. Fordist üretim rejiminin istikrarlı ama bastırılmış öznesinden, Post-Fordist (esnek birikim) dönemin performans ve uyum talep eden "bipolar" öznesine geçiş; makalenin ilk teorik zeminini oluşturur. Çalışmanın ana ekseni ise 2010'lu yıllarla birlikte dijital kapitalizmin, algoritmik sermayenin ve gözetim toplumunun yarattığı yeni ontolojik krizdir.
Kültür Tarihi Anlatısı ve Gençlerin Kimlik İnşası Süreci
Son yıllarda modern dünyanın geliştirdiği dijital medya ağları küreselleşme süreçlerine hız kazandırmıştır. Küreselleşme süreçleri yalnızca ekonomik ve teknolojik alanlarda değil, kültürel üretim ve anlamlandırma biçimlerinde de belirleyici bir rol üstlenmiştir. Dijital medya ağları aracılığıyla oluşturulan popüler kültür endüstrileri, belirli medeniyet ve kültür tasavvurlarını evrenselleştirme potansiyeline sahiptir.
Sosyal Medyada Kişisel Gelişim ve Kendini Bulma
Kimlik bilinci "Ben kimim?" sorusu ile başlar. Bu soru felsefenin kaynağı ne insan medeniyetini oluşturan temel sorudur. Bireyin kimliği hakkında düşündüğü sadece onun şahsi fikrinden ibaret değildir. Düşüncesi, bireyin çevresi ve toplumu konusunda fikir sahibi olunmasını sağlar.
Küreselleşme Gölgesinde Kültürel Homojenleşme ve Kimliğe Yansımaları
Küreselleşme, tüm dünya ülkelerinin serbestçe hareket edebildiği, ülkeler arasındaki akışkanlığı artıran bir süreçtir. Bu süreç kültürel, sosyal ve daha birçok alanda etkileşimi ve entegrasyonu içermektedir, haliyle günümüzdeki trendlerin temelini oluşturmakta, benlik ve kültür algısına da önemli ölçüde nüfuz etmektedir. Bu da dijital kimliğin gerçek kimliklerden ayrışıp farklılaşmasına sebep olmaktadır.
Algoritmik Özgünlük: Sosyal Medyanın 6–15 Yaş Grubunda Kişiliğe Etkisi
2024 yılı verilerine göre Türkiye'de 6–15 yaş aralığındaki çocukların internet kullanımı 2021 yılında %82,7 iken 2024 yılında %91,3 oldu. İnternet kullanan çocukların %97,4'ü düzenli kullandığını beyan etti. %97,4'lük bu kesimin kullanım amaçları incelendiğindeyse %83,9 ile çoğunluğun interneti video izlemek için kullandığı, %72,6'lık bir kısmın ise sosyal medya kullanmak için internette zaman geçirdiği belirtildi.
Sosyal Medya Çağında Dini Kimlik: Türkiye'de Müslüman Gençlerin Kimlik İnşası
Günümüzde bir gencin sosyal medya profili, sadece bir iletişim kanalı değil; karakterini, inançlarını ve yaşam tarzını sergilediği bir vitrin niteliğindedir. Özellikle kimlik arayışındaki 12- 18 yaş grubu için bu vitrin, güçlü bir onaylanma ve görünürlük alanına dönüşmüştür. Gençler günlük yaşamlarını sosyal medyada paylaşılabilir bir biçimde düzenlemekte ve kendilerini bu platformlarda yeniden tanımlamaktadır.
Müslüman Gençlerin Kimlik İnşası
Kimlik inşası, bireyin kendini nasıl tanımladığı, hangi değerlere bağlı kaldığı ve toplumsal konumunu nasıl anlamlandırdığına dair dinamik bir süreci ifade etmektedir. Özellikle ergenlik ve genç yetişkinlik dönemlerinde hız kazanan kimlik gelişimi, bireyin hem içsel dünyasını hem de dış dünya ile kurduğu ilişkiyi şekillendirir. Geleneksel toplumlarda bu süreç köklü bir kültürel miras üzerinden ilerlerken; 21. yüzyılın getirdiği teknolojik dönüşümler bu yapıyı kökten değiştirmiştir.
Gazâlî'nın İhyâu Ulûmi'd-Dîn Eserinde Riyâ ve Câh Analizlerinin Sosyolojik ve Psikolojik Bir Model Olarak 15–18 Yaş Ergenlerin Dijital Kimlik İnşasını Açıklamadaki İşlevi
Günümüz ergenlik deneyiminin ayırt edici özelliklerinden biri, kimlik gelişiminin giderek artan biçimde dijital ortamlarla iç içe geçmesidir. Erikson'un (1968) psikososyal gelişim kuramında kimlik karmaşası ile kimlik kazanımı arasında bir geçiş olarak tanımlanan ergenlik dönemi, artık yalnızca okul koridorlarında değil; aynı zamanda Instagram, TikTok, YouTube ve Twitter/X gibi sosyal medya platformlarında da yaşanmaktadır. Bu platformlarda ergenler; kim olduklarını, nasıl görünmek istediklerini ve hangi değerleri benimsediklerini kamuoyuyla paylaşmakta; bu paylaşımlar karşılığında gelen beğeni, yorum ve takipçi artışlarını bir tür toplumsal onay belgesi olarak algılamaktadır.
Dijital Popüler Kültür ve Gençlik Kimliği: Gelişimsel Arayışın Algoritmik Olarak Yapılandırılması
Kimlik gelişimi, bireyin biyolojik olgunlaşma ile toplumsal beklentiler arasında bir denge kurmaya çalıştığı, yaşam boyu süren ancak özellikle ergenlik döneminde yoğunlaşan dinamik bir süreçtir. Erik Erikson'un "kimliğe karşı rol karmaşası" olarak tanımladığı bu evre, bireyin benlik bütünlüğünü inşa etme çabasını ifade eder. Özellikle 16–20 yaş aralığı, geç ergenlikten genç yetişkinliğe geçişi temsil etmesi bakımından mesleki, sosyal ve kişisel rollerin en yoğun test edildiği kırılgan bir dönemdir.
Suça Sürüklenen Çocuklarda Medya Etkisi ve Kimlik İnşası
TÜİK'in 2024 yılında yayınladığı "Çocuklarda Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması" verilerine göre Türkiye'de çocuklarda (6-15 yaş aralığı) internet kullanımı %91,3'e çıkmıştır. Buna ek olarak bu çocukların %66,1'inin sosyal medyayı aktif bir biçimde kullandığı saptanmıştır. Özellikle pandemi ve sonrası dönemde insanlar kitleler halinde sosyal medya platformlarına akın etmiştir.
Modern Toplumda Kimlik Arayışı: Bireysel Özgürlük ve Sosyal Uyum Arasındaki Denge
Günümüzde insanlar geçmiş dönemlere göre çok daha karmaşık bir toplum yapısı içinde yaşamaktadır. TÜİK verilerine göre genç bireylerin önemli bir kısmı günlük olarak internet ve sosyal medya platformlarını aktif biçimde kullanmaktadır (TÜİK, 2023). Bu durum, kimlik oluşum sürecinin dijital ortamlarla doğrudan etkileşim içinde olduğunu göstermektedir.
Sosyal Medya Trendleri ve Erken Ergenlikte Özgünlük İlüzyonu: Algoritmik Görünürlülüğün Kimlik İnşasındaki Rolü
Sosyal medya gençlere sürekli olarak "özgün ol" çağrısı yapmaktadır. Kendi tarzını yaratma, farklı görünme ve bireysel kimliğini sergileme imkânı sunduğunu iddia eden bu dijital ortamlar, aynı zamanda belirli estetik normları, davranış kalıplarını ve içerik biçimlerini "trend" adı altında görünür kılmaktadır. Aynı filtreleri kullanan, aynı dans akımlarını tekrar eden ve benzer görsel estetikleri paylaşan milyonlarca genç, bu tekrarın içinde kendisini özgün hissetmektedir.
Dijital Popüler Kültür ve Gençlik Kimliği: Gelişimsel Arayışın Algoritmik Olarak Yapılandırılması
Kimlik gelişimi, bireyin biyolojik olgunlaşma ile toplumsal beklentiler arasında bir denge kurmaya çalıştığı, yaşam boyu süren ancak ergenlik döneminde yoğunlaşan hareketli bir süreçtir. Erik Erikson'un 8 evresinden 5. evre olan "kimliğe karşı rol karmaşası" olarak tanımladığı bu evre, bireyin benlik bütünlüğünü inşa etme çabasını ifade eder. Özellikle 16– 20 yaş aralığı, geç ergenlikten gelişen yetişkinliğe geçişi temsil etmesi bakımından mesleki, sosyal ve kişisel rollerin en yoğun test edildiği kırılgan bir dönemdir.
2025 Akademik Çıktıları 11 Makale
Sanat Komitesi
Modern Atonal Batı Müziğini Orkestrasyondaki Yenilikçi Yaklaşımları, Bloodborne'un Hikayesi ile Nasıl İlişkilendirilebilir?
Parçada kullanılan uyumsuz ve uyumlu aralıkların ilişkisini müzik teorisini kullanılarak var olan çalışmalar ve nota üzerinden incelenerek hikayesi ile arasındaki ilişki ele alınacaktır. Bloodborne evreninin anlatıları ile müziğinin bu anlatıları nasıl ele aldığı tartışılıp çıkarımlara varılacaktır.
Bilim ve Teknoloji
How Can The Efficiency Of Lithium-ion Batteries Be Improved In Terms Of Cycle Life, Energy Density, And Capacity?
This paper focuses on researching how to increase efficiency in lithium-ion batteries, mostly focusing on cycle life, capacity and energy density because the development of lithium-ion batteries has resulted a significant demand on mineral resources and how to overcome this is sustainability (Yang et al., 2020).
Mikrobiyota Sağlığının Bağırsak Beyin Ekseninde Depresyonla Olan İlişkisini Diyet Üzerinden İnceleme
Araştırmamız, bağırsak mikrobiyotamıza bağlı olarak ruh sağlığımızın nasıl etkilendiğini depresyon rahatsızlığı üzerinden ele alacak. Mikrobiyotamızı koruyarak bu tür rahatsızlıklardan kaçınabilmenin mümkün olup olmadığı sorusuna cevap bulmaya çalışacaktır.
Yapay Zeka Tabanlı Dijital Mobil Dermatoloji Uygulamalarının Vitiligo Erken Teşhisindeki Hız ve Klinik Doğruluğu
Vitiligo, ciltte melanin üretiminde azalma veya durma sonucu beyaz lekelerle kendini gösteren bir deri hastalığıdır. Bu çalışma, yapay zeka tabanlı mobil uygulamaların vitiligo teşhisindeki hız ve klinik doğruluğunu literatür taraması ve araştırmalar ışığında değerlendirmeyi amaçlamaktadır.
Sosyal Bilimler
Evrim Teorisi ve İslam Dini Çelişir Mi? Caner Taslaman ve Ebubekir Sifil'in Evrim Teorisiyle İlgili Görüşleri
Evrim teorisi ile İslam arasında bir çelişki olup olmadığı, araştırmacılar arasında sıkça ele alınan bir konudur. Bu çalışma, Caner Taslaman ve Ebubekir Sifil 'in evrim teorisiyle ilgili görüşlerini alarak İslam'ın bu konudaki görüşüne dair bir analiz sunmayı amaçlamaktadır.
Yönetim Bilimleri
Kozmetik Sektöründeki Sosyal Medya Reklam Stratejilerinin Z Kuşağı Tüketici Algısına Etkisi Nedir?
Bu bağlamda bu araştırma yazısı kozmetik sektöründe sosyal medya reklam stratejilerinin Z kuşağı tüketici algısını nasıl etki ettiğini incelemeyi amaçlamaktadır. Z kuşağının kozmetik ürünlerinin alıcılarının çoğunluğunu oluşturması ve dijital dünya ile beraber büyüyen bir nesil olması markalarla sosyal medya üzerinden etkileşime geçmelerini, marka stratejilerini belirlemelerini, gençlere hitap eden kampanyaların oluşturulmasını sağlamıştır.
Dijital Pazarlama Stratejilerinden Sosyal Medyanın KOBİ'lerin Karar Alma Sürecine Etkisi
Bu çalışmanın amacı, dijital pazarlama stratejilerinden sosyal medyanın KOBİ'lerin karar alma sürecini nasıl etkilediği incelenmektedir. KOBİ'lerin dijital pazarlama stratejilerinden sosyal medyayı kullanarak gerçekleştirdiği reklamlar ve tanıtımların KOBİ'lerin büyümesine ve gelişmesine olan katkısı, şirketlerin karar alma sürecinde nasıl bir rol oynadığı ele alınmıştır.
Pandemi Süreci Sonrasında Türkiye'de Küçük ve Orta Ölçekli Hazır Giyim İşletmelerinin Üretime Geçiş Süreçlerinde Karşılaştıkları En Büyük Engeller Nelerdir?
Bu çalışmadaki asıl amaç Türkiye'de konfeksiyonculuğun tekelleşmesinin başlangıcından hareketle "Pandemi süreci sonrasında Türkiye'de küçük ve orta ölçekli hazır giyim işletmelerinin üretime geçiş süreçlerinde karşılaştıkları en büyük engeller nelerdir ve bu engelleri aşmak için hangi politikalar ve destek mekanizmaları geliştirilebilir?" sorusunu incelemektir.
Türkiye'de Bulunan Anonim Şirketlerde Kurumsal Yönetim İlkelerinden Hesap Verebilirlik ve Şeffaflık İlkesinin Firma Performansına Etkileri Nelerdir?
Bu makalenin amacı günümüzde şirketlerin yönetimi için önemli olan kurumsal yönetim kavramı anlamak ardından temel ilkeleri olan şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerini tanımlamaktır. Sonrasında ise Türkiye'de bulunan çok ortaklı anonim şirketlerde kurumsal yönetimin firma performansı üzerine etkilerini şeffaflık ve hesap verebilirlik temel ilkelerini baz alarak değerlendirmektir.
Çin Otomotiv Sektörünün Avrupa'ya Karşı Pazarlama Stratejileri ve Türkiye'de Yerli Otomotiv Üretimi
Bu makalenin amacı, Çin otomotiv sektörünün Avrupa pazarındaki büyüme stratejilerini, Türkiye'nin yerli otomotiv üretimini güçlendirebilmek adına yapılabileceklerini detaylı bir şekilde incelemektir. Çin'in Avrupa'daki stratejik yaklaşımlarını analiz ederken aynı zamanda Türkiye'nin yerli üretime teşvik çabaları da kapsamlı bir biçimde ele alınacaktır.
Popüler Kültür Ögelerinin Moda Sektöründe Stratejik Kullanımının Marka Değerine Etkisi, Barbie Filmi Örneği
Bu çalışma popüler kültür ögelerinin markaların pazarlama ve reklam stratejilerindeki yerini belirlemeyi hedeflemekte ve bu kullanımın markaların hedef kitleleriyle olan ilişkisinde nasıl bir rol oynadığını keşfetmeyi amaçlamaktadır. Bu araştırma, Barbie filmi örneği üzerinden popüler kültür ögelerinin moda sektöründeki büyük işletmeler tarafından stratejik olarak kullanımının marka değerine etkilerini incelemekte; bu amaçla, sosyal medyayı aktif kullanan geç yaş grubuna uygulanan anketlerden elde edilen veriler aracılığıyla, moda markalarının popüler kültürle kurduğu ilişki ve bunun marka değerine yansımaları daha net bir şekilde ortaya konulmaktadır.